zayıflamak

  • Şu "ay senin metabolizman çok hızlı çalışıyor, hiç kilo almıyorsun" dedikleri tiplerden değilim. Canımın çektiği gibi yesem 2 aya kalmaz hayalet Casper gibi yusyuvarlak olurum. Üniversite yıllarımdan beri de kilo almamak için mücadele ediyordum. Didem'in yardımını alıncaya kadar hiç "kilo almamanın bir mücadele olmaması gerektiğini" düşünmemiştim. Bana nasıl kilo vereceğimi anlatmadı aslında, kilo vermemi sağladı ve o kiloda nasıl kalabileceğimi anlattı. Bunu bir hayat tarzına nasıl dönüştürebileceğimi anlattı. Canım kadayıf çekerse yemeyi, ama aldığım gereksiz kalorileri ertesi gün nasıl dengelemem gerektiğini öğretti, ben de kilo kontrolü otomatiğe bağlandı. Bir gün ucunu kaçırırsam (ki haftada bir oluyor) ertesi gün çok dikkat ederek kilomu koruyorum, çok da kolay oldu benim için bu

    Turgut Kağıtçı

  • Hayatım boyunca kiloyla cebelleşmiş bir insanım, genetik, yeme alışkanlıkları, bozuk psikoloji, yaşanan travmalar ne derseniz hepsi mevcut ve kilo alımına müsait bir bünye. Bir gün bir arkadaşım vasıtasıyla Didem'e gittim, beklentim yoktu, çok geçmiştim o yollardan ancak arkadaşım hem ruhen hem fiziken çok farklıydı, şansımı denemek istedim. Bir gittim SAYASA'ya adeta bir cennet bahçesi, bir kere mekan pozitif, huzurlu ve çok keyifli geldi. Ardından Didem ile tanıştım ve daha ilk seansta beni kazandı. Ben hemen kilomu boyumu ölçüp elime kağıt tutuşturup 3 hafta bunu yap 4 kg ver, vermezsen şöyle şok diyet falan deyip sepetleyen ve benden ümidi olmayan diyetisyene alışığım, fakat Didem hiç üşenmedi oturdu benime uzun uzun konuştu, açıkca, sıkmadan, heyecanla ve kocaman bir gülümsemeyle. O heyecan ve pozitiflik bana geçti tabii. Artık her seansı iple çeker oldum çünkü Didem bir dost, bir psikolog, bir yoldaş gibi konuştu benimle. Bunun yanında verdiğim kilolarım da işin tuzu biberi oldu. 200gr bile versem beraber mutlu olduk. Bana köstek değil gerçekten destek oldu. Benim çok aklımda kalan bir laf etmişti, hayat dengeden ibarettir diye, bunu hep kullanırım, insan onca yükü niçin boşu boşuna taşır ve kendine eziyet eder derdi, at kurtul o yükten. Gerçekten de o yükten kurtulmanın verdiği mutluluk çok güzel bir duygu. İşin fiziksel boyutundan çok ruhsal boyutu çok daha önemli. İşte bu yüzden benim sadece fiziğimle değil içimle de uğraştığı için ben Didem'i başarılı buluyorum. Ruhsuz, sevgisiz, mutsuz bunu bir iş olarak düşünen insanlarla sıkıcı ve geçici çözüm sunan diyet listelerinden bıkan tüm arkadaşlara, bana değer veren, beni dinleyen, önüme değişik listeler koyan, hayatımı bu şekilde devam ettirebileceğim mantıklı bir yol gösteren  ve bana pozitif bir dünya sunan Didem'i ve SAYASA'yı şiddetle tavsiye ederim :) 

    Zeynep Akıncı

  • Kendimi bildim bileli hep daha zayıf olma çabasında oldum. Hani çevrenizdekilerin "Aman canım neren kilolu sen de saçmalıyorsun, balık etisin sen" dediği bir görünüm. Ama mutlu olmadığımdan birçok diyetisyene gittim. Vermem gereken hep 4-5 kilo vardı, vermesine veriyordum ama sonrasında da hemen alıyordum. Doğum sonrası bu kilo beni daha d rahatsız etmeye başladı. Bir gün arabayla geçerken SAYASA'yı gördüm, merak edip içeriye girdim. Muhteşem huzurlu, tertemiz bir mekan... Işıl ışıl parlayan, güler yüzlü, hayat dolu, güven veren bir kadınla karşılaştım... Ertesi hafta hemen programa başladık. Zayıflama programı demeyeceğim, beslenme alışkanlıklarını değiştirme programıydı bu. Didem daha önce hiç alışık olmadığım bir yaklaşımla başladı olaya. Uzun vakit ayırarak sadece beslenme alışkanlıklarımı değil, hayatımla ilgili de konuştu benimle... Bitmeyen mide ve baş ağrılarımı da konuştuk. Mutsuzluklarımı da...

    Bana çiğ sebze dokunuyor dediğimde, "Tamam oz aman yemek zorunda değilsin, vücudunu dinle" dedi. Akşamüstü 2 galetan var dediğinde, "Didem ne olur kepekli tost ver beni çok mutlu ediyor" dedim, tamam dedi. Benim canım bugün çikolata istiyor dediğimde "Ben de dün tüm gün sadece çikolata yedim, ama bugün çok çok dikkat ediyorum," dedi. Didem'in programında  "Yasak" yoktu. Kilo vermeni engelleyen birşey mi yedin? Hemen dengele... Ya da onu yerken gözünü kapa, zevkini çıkart, zaten daha fazla yemek istemeyeceksin... Ve sonuçta çaktırmadan, inatlaşmadan vermek istediğim kiloyu verdim. SAYASA'da yoga ve pilates derslerine de katıldım. Didem diyetisyen kimliği altında çok fazla alt kimlik taşıyor. O aynı zamanda bir psikolog, bir yaşam koçu. Herkesin hayatında olması gereken biri... Herşey için teşekkürler Didem'ciğim. 

    Pınar Korkmaz

  • Hiçbir zaman zayıf olmadım. Yaşım ilerledikçe kilom da paralel olarak artıyordu. Bu konuda herkes gibi ben de mutlu değildim. Her tartıya çıktığımda diğer zayıflamak isteyenler gibi ertesi gün diyete başlamaya karar veriyordum. Sadece teoride kalıyordu. Yaşım 50 olduğunda kilom 102 oldu. Ailem artık buna bir dur demem gerektiğini söylediğinde yapacağımı diyete başlayacağımı söylüyor ama bu süreci bir türlü başlatamıyordum. Bir gün görümcem telefon etti. "Salı akşamı saat 19:00'da Didem Hanım'a randevu aldım." dedi. Görüşme günümün ertesi günü Ramazan ayı başlıyordu. Ben yanlış bir zamanlama olduğu konusunda ısrar ettim. Ama tabii ki beni dinlemedi. SAYASA'ya gitme nedenim görümcemi mahçup etmemek, onu kırmamaktı. SAYASA'nın kapısından içeri girdiğimde kendimi bir kliniğe gelmiş gibi değil de bir arkadaşımı ziyarete gelmiş gibi hissettim. Ortam çok samimi ve sıcacıktı. Görüşme saati Didem hanım beni kapıda karşıladı. Öyle samimi öyle zarif öyle sıcak bir karşılama idi ki sanki ilk defa değil de yıllardır tanışıyormuşuz gibi hissettim. Oturduk, karşılıklı iki arkadaş tadında sohbet etmeye başladık. Ben ne zaman diyet konusuna geleceğiz liste nasıl olacak diye bekliyorum. Zaman geçti ama ne liste ne yasak. Sadece kendime ait beslenme alışkanlıklarımı bir de farkındalık nedir biliyor musunuz diye sordu. Bilmediğimi söylediğimde küçük bir uygulama bir test yaptı. Ve 2 saate yakın sohbetimizin içinde diyet kelimesinin hiç geçmediğini fark ettim. Görüşmemiz bittiğinde yasaksız, listesiz bir süreci başlattı. Sadece ne yersek yiyelim farkında olarak tadına vararak. Ben 2 yıl sürecinde Didem Hanım'ın bana önerdiği farkındalık ilkesini esas alarak 30 kilo verdim. Bu sürede kendimi hiç diyet yapıyor gibi hissetmedim. Herşeyi yiyebiliyordum ama farkında olarak. SAYASA ve Didem hanım bana 20 yılımı geri verdi. İyi ki de hayatımda varsınız Didem Üstay. 

  • Didem ablayla yollaımız çok ilginç bir şekilde kesişti. Ona çok rahat bir şekilde abla diyebiliyorum çünkü gerçekten ablam gibi oldu. Benim için bir diyetisyenden çok daha fazla şey ifade ediyor. Beni en çok etkileyen şeyi Didem ablanın hayat hikayesi olmuştu, herşeyiyle yaşadıklarıma çok benziyordu. Hem hayatta ne yapmak istediğini bilemeyişi, bunu arama çabası, hem de yaşadığı kilo problemleri. Ben de onun gibiydim, okuduğu bölümün aslında yapmak istemediği bir meslek olduğunu anlayan bir yandan da kilolarıyla uğraşan biriydim. Bu kadar çok ortak nokta varken bu  insanla tanışmalıyım dedim ve bir gün SAYASA'yı arayarak randevu almaya karar verip Ankara'dan İstanbul'a gittim. Benim hikayem aslında Didem ablayla tanışmadan önce başlamıştı, blumia nevroza öyküsü olan, herşeyi dış güzellik olarak gören genç kızların başına gelen tipik öyküm vardı. Önce kenime bile blumia olduğumu itiraf edemediğim dönemler, annemin kusma nöbetlerimi görerek blumia olduğumu anlaması ve bir uzmandan yardım almam gerektiğine karar verişimiz. Önce bir yıl kadar Ankara'da tedavi gördüm çünkü tüm sistemlerim çökmek üzereydi, vücudumun toparlandığını hissediyordum ama asıl sorun ruhum, aklım hala kusmak istiyordu çünkü yediğim herşey çokmuş, herşey çok tehlikeliymiş gibi geliyordu gözüme. 

    Didem abla belki benim ilk tedavi sürecimde yoktu ama benim hastalığımı sonlandıran muhteşem insandır. Görüşmemizin ilk dakikalarında önüme bir nutella kutusu ve bir kaşık koydu, benden gözlerimş kapatarak çikolatanın tadını hissederek yememi istedi ve ben o kaşığı bitiremedim. O gün anladım önemli olan yediğim şeyi hissederek yemekti, o gün bitiremediğim bir kaşık nutella belki karnımı doyurmadı, belki gözlerim açık yeseydim o kavanozu bile bitirebilirdim ama ruhum o tada doymuştu ve daha fazlasını istemedi.

    Didem abla farklıydı çünkü asla bana kaşık, kibrit kutusu vs sınırlaması getirmedi. Tek ve en önemli kural DOYMAKTI, önce ruhumu dinleyip ne istediğini bilmek ve doydum sinyaline kulak vermekti. Eee tabii bir de yerken yemeği hissederek zevk alarak yemeyi unutmamaktı. Şimdi hem ruhum hem vücudum tamamen blumiadan arındı. Ve ben bu arınmanın yanında bir de Didem Abla gibi harika bir insanı kazandım. Kilolarımla nasıl başedeceğimi öğretn, hayatta hangi mesleği yapmak istediğimi bulmama yardım eden, başım her sıkıştığında bana yol gösteren ve bunu bıkmadan usanmadan yapan canım ablam Didem Ablaya sonsuz teşekkürler. Biliyorum ki sen olmasan bu kadar kısa sürede başaramazdım.

  • SAYASA'nın da Didem'in de enerjisi bambaşka. Bugüne kadar bir sürü diyetisyene gitmiş olan biri olarak ilk belirtmem gereken şey oraya hiç strese girmeden, bir terapiye gidiyor gibi büyük bir heves ile gidiyorsunuz. Diyelim ki o hafta kilo veremediniz hiç sorun değil bunun nedenlerini birlikte konuşarak ortaya çıkarırken SAYASA'dan yine neşe ile çıkıyorsunuz. Bir sonraki hafta inanın vermiş oluyorsunuz, SAYASA'da Didem ile kilo verme kafanızda bir savaş olmaktan çıkıyor, yeme alışkanlıklarınızı dengelemeyi öğrenirken adeta bu dengelemenin bütün ruhunuza ve hayatınıza yansıdığını görüyorsunuz ve güzel şeyler birbirini takip ediyor. İyi ki varsin Didem, teşekkürler.

    Merve Öngören

  • Didem Kanca Üstay ve SAYASA sadece kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için değil, hayata bakış açınızı değiştirmek için tanışmanız gereken kişi ve gitmeniz gereken mekan. Benim için mutluluğun ve huzurun adresi.

    Ebru Atılgan